Rakipbul Türkiye Finalleriydi, yeni sezon organizasyonlarıydı... Ayrı gayrı kaldık, ama gündemi kaptırmadık. En azından profesyonel klasmanda gazozuna oynanan Türk futboluna amatöründe ilaç olmaya, yeni bir heyecan getirmeye çalıştık. Şöyle bir geriye bakıyorum da, en güzel yanı, 60.000 kişi bunu el birliğiyle başardık... Ama profesyonel futbola vurduysak da öldürmeyelim, hakkını yemeyelim, keçi boynuzu tadında olsa da alışkanlıktır, takipteyiz...
Şampiyon G.SARAY Olacak, Neden mi?
Bir kere sonda söyleyeceğimi başta diyeyim, 2011-2012 sezonu şampiyonu büyük bir mucize gerçekleşmezse G.Saray olur. Ama niye? Bakın, şampiyonluğun kendi içinde bir hesabı vardır. İyi oyun 10 küsür değişkenden yalnızca biri. İyi oynamak yeterli değil. Tribün desteği, gidişat, basın gücü, takım içi huzur, motivasyon, sahada mücadele, lobi, otorite, hakem etkisi, farklı kulüplerin sana sempatik bakışı ve de son dakika golleri... İşte tüm bu faktörleri alt alta koyuyorum, topluyorum, çarpıyorum, bölüyorum... G.Saray, "Ben şampiyonum diye bağırıyor." adeta bu kötü tabloda.
Aykut Hoca'nın Sözleri Önemli
İyi oynadığından mı? Kesinlikle değil. Gerçekten iyi oynadığı maç sayısı 3, bilemedin 4... Ama işte verdiği hava, yaydığı ışık, gittiği yol kupa yolu. Kavga ediyor takım sahada, pes etmiyor, hakemler aleyhine düdük çalarken 2 kez düşünüyor bu yıl... Kocaman'ın "Hakemler bu yıl güç dengelerinin değiştiğinin farkında..." açıklaması önemli... Lobi faktörünü söylüyor Aykut Hoca. Artık hakem satın alma modası geçti, hakemi etkilemenin en güzel yolu artık güçlü lobi. Hakemler bir sonraki haftanın atamasını düşünüyorlar. Geçen yıl Fener'i üzmemek gerektiği gibi bu yıl maç almak için G.Saray'ı fazla üzmemekte fayda olduğunu iyi biliyorlar. Bu iğrenç fikstürde yine en iyi günler olan Pazar ve Çarşamba'ya genelde G.Saray maçlarının yazıldığını da hatırlatalım.
Anadolu Cimbomu Seviyor
Kayserispor hariç Anadolu kulüpleriyle de ara fena sayılmaz. Şampiyon olsa, kimsenin üzüleceği bir ekip değil Cimbom. Hatırlarsınız oyuncuların 6 ay maaşının ödenmediği 2006 yılında da neredeyse tüm Anadolu'nun dualarıyla kupaya uzanılmıştı.
Otorite Var
Sonra, ne olursa olsun, Terim otoritesi var. Yönetimde olsa bile takım içinde kimsenin sağı ile solu farklı oynamıyor. Takım içinde herkes birbirini seviyor, birbirinin kademesine giriyor, yardım ediyor. Albayrak faktörü de buna etken kesinlikle. 2002 şampiyonluğunun mimarı yine işbaşında...
Son Dakika Golleri
Özellikle de son dakika golleriyle gelen galibiyetler özellikle çok önemlidir şampiyonluk yolunda. Kaybolan eşeği bulmuş effecti verir, umutlandırır, kan yapar, belki o maçta 5 farklı galip gelinse o kadar sevindirmez... Eskiden geri düşülen maçta fark yenirdi. Şimdi takım bırakmıyor, kavga edip maçı koparıyor, en azından son topa kadar oynuyor. Son dakikada gele galibiyetler de haliyle "Şampiyonluk Şarkılarının" sesini yükseltiyor... Basın, bu sene F.Bahçe ile uğraşmaktan G.Saray'a pek bulaşmıyor. Geçen yıl potadan dönen tribünlerde liderliğin havasıyla coştukça coşuyor.
Tek Rakip Fener'in Derbilitèsi Yüksek
Tek rakip F.Bahçe'nin elindeki tek avantaj derbileri iyi oynaması. Play-Off kesinlikle sarı lacivertlilerin lehine. Bazı G.Saraylılar diyor ki, işte bak o Fener'i Arena'da mahvettik. Ettik de, bak o maç dahi 3-1 bitti. Melo'nun golünden önce Stoch'un 2 atağı sonuç verse o müthiş oynanan maç bile tehlikeye girecek. Şu sorunun cevabı önemli... O maçta 5 net gol pozisyonu bulunan ilk 20 dakikadaki futbolu Fener Cimboma oynasa, o 20 dakika sonunda skor ne olurdu? Ama diyorum ya, bu avantajına rağmen emarelerde yine at başı en baba aday G.Saray.
Peki Bu G.Saray Avrupa'da İş Yapar mı?
O zaman soru şu... Bu takım seneye Avrupa'da uçar mı? Değil galibiyet, golü zor bulur. Hızlı bir Avrupalı karşısında un gibi dağılır. Neden? Oyuncu kalitesi mi düşük? Antrenör mü kötü? Sistem mi oturmadı? Kendimce nacizane reçeteyi de haftaya hazırlayacağım.
Cem DURUL'u twitterdan takip etmek için tıklayınız!