Haberler

Acemi Şoför Aysal

06.08.2011

Aysal`ın I. Madrid Kuşatmasındaki stratejik hatalar? Mahmudi`nin antrenörlükten alınması doğru mu?

Acemi Şoför Aysal

- Aysal’ın I. Madrid Kuşatması şu ana dek büyük bir zafer getirmiş gözükmüyor. Katılıyor musunuz?

- 5 yönetici + Taze bir Başkan + Özel bir Jet = 33’lük Ujfalusi... Çok verimli gözükmüyor açıkçası. Hangi Ujfalusi? Topu oyuna sokma konusunda dünya sonunculuğunda Servet’le kapışan, tek ününü Messi’nin ayağını kırma girişimiyle yapmış bir isim. Sert bir tane adam her eve lazım, kabul ediyorum ama Servet’le bu kontenjanı çoktan doldurdu Galatasaray. İhtiyaç, oyun zekası daha yüksek bir adamdı. Fatih Hoca’nın bu tip adamlara karşı geçmişten gelen ilginç bir sevdası var. Vedat, Alpay, Bülent, Servet, Gökhan... Hocanın farklı dönemlerdeki prensleri ve oyun şekilleri benzer.
Transferi eleştirmiyorum kimse yanlış anlamasın. Hatta şu ana dek olan transferlerin genel olarak kötü olduğunu da söylemek doğru değil. Ama başkan daha önce kulüp yöneticiliği yapmayışı bence acemiliğe neden oldu. Öyle toplu bir harekat, bir heyecan, bir hengame... Sonu Ujfalusi olmamalıydı. Hadi gittin diyelim oraya kadar. Niye resmi siteyi karıştırıyorsun, borsaya anlaşma haberleri veriyorsun. Artık o yola soktuysan, o iş bitmiş demektir. Başkanlık ağırlığı böyle bir şeydir. Ya oyuncuları jete doldurup İstanbul’a geleceksin, ya da hiç bu tozları kaldırmayacaksın. İşin komiği, borsaya Atletico’yla anlaşıldığı yazılmış ama Atletico Forlan hakkında böyle bir şey yok diye resmi bir açıklama yaptı dün. Başkan, çok iyi niyetli ama acemice bir operasyon yaptı. Problem Forlan’ın veya Reyes’in alınamaması değil. Bence gelmemeleri çok büyük kayıp da değil, ama usül yanlıştı. Tüm külupler son saniyeye kadar transferleri neden yalanlıyorlar? Hepsi gerizekalı mı?
Al sana bir acemilik de Fenerbahçe – Galatasaray finalinden... Maç bitiyor. Salondayım... Şampiyon Fenerbahçe olmuş. Ve taraftar zaten bunu bekliyor olmasına, basketbolcusunu mağlubiyete halinde bile tebrik ediyor olmasına rağmen Fenerbahçe’nin o sahada o kupayı kaldırmasını izleyemeyeceği açıktı. Dile kolay, 10 yılda 5 boy fark kapanmış, hatta rakip lehine bir 3-4 boy da açılmış, her açıdan... O taraftar sıkılmış artık rakibine her branşta boyun eğmekten... Dolayısıyla hazmedemeyeği açık. Ne yaparsan yap, o an ne küfür durur ne yabancı madde. 10.000 kişi içeride ve inanılmaz bir sinir var. Ne yaptı Sayın Aysal? Teorik olarak doğruyu yaptı aslında, taraftarıyla konuşup olayı çözmek istedi. Ama yine acemiliğine geldi. Sen eğer GALATASARAY Spor Kulübü Başkanı isen, lider olarak taraftarına o konuşmayı yapıyorsan olayın saniyesinde bitmesi gerekir. Bitiremeyeceğine 1000’de 1 şüphen varsa çıkıp konuşmayacaksın. Ya kendine tam güvenle o ortamı sağlarsın, bütün tribün liderlerine talimatı verip, gerekli tüm önlemleri alıp sorunu çözersin ya da o topa hiç girmessin. Başkan tam kaosun ortasında çıktı, salonun çok kötü bir ses düzeniyle bir şeyler söylemeye çalıştı, zaten çıkmaya niyeti olmayan taraftar daha da bağırıp başkanın sesini iyice kesti, hatta ıslıkladı, zaten başkanın ne dediği bile anlaşılmadı. Sonuç? Başkan taraftarına söz geçiremedi! İşte o gecenin özeti bu. Kalecilikte de böyledir. Ya kalende kal, ya da çıkıyorsan rakibi dağıt o topu al. 1 aydır, el üstünde tutulan, camianın tamamının desteğini alan, kahraman gözüyle bakılan, taraftarı peşinden koşturacak isim olarak lanse edilen Aysal, karizmanın %50’sini o gün parkenin altına gömdü.

- İlginç bir görüş, ama basket takımı beklenenden daha iyi işler yaptı bu sezon değil mi?

- Mahmudi’yi tebrik etmek lazım. Lucescu’nun basketbol versiyonu oldu. Mahmudi bence sezonluk süreçte çok başarılı ama maç içinde vasat bir koç. Yani saha dışında çok iyi bir lider, oyuncuları iyi motive ediyor, müsabakaya iyi hazırlıyor, kondüsyonu maksimize ediyor, ama maç içinde mola haklarını, oyuncu değişikliklerini ve taktik varyasyonlarını bana göre yanlış kullanıyor. Anlık kararları genellikle kötü sonuçlar verdi. Banvit ve Fenerbahçe serilerinin tamamında bunu canlı gördüm. Yönetim çok doğru bir kararla onu saha dışına, daha başarılı olduğu yere, CEO’luğa aldı. Saha içine alınan Sloven dilerim Mahmudiyle iyi bir ikili olur. En önemlisi, inşallah saniyelik kararlarında daha rasyonel olur.

- Antrenörler, kimisine göre takımın %80’i... Saha içinde taktik varyasyonlarda sıkıntı yaşamasa belki de daha yukarı bile taşıyabilirdi Mahmudi, takımını. Ama diğer yönden bakıldığında iyi bir taktisyen dediğimiz Hiddink’in de şu ana dek büyük bir sihri yok.

- Hiddink, Mahmudi’nin aksine kısa vadede başarıların adamı. Denizli gibi, Capello gibi... Ömrü boyunca kendi yetiştirdiği bir tane oyuncu yoktur. Ama kritik finallerde hazırladığı taktiklerle, beklenmedik oyuncu değişiklikleriyle rakibi bitirir. Bana göre Federasyon’un Hiddink seçimi doğruydu. 2010’daki başarısızlığın ardından 2012’de evde oturmayı kimse kaldıramazdı. İşlerini garantiye alıp sırtlarını Hidddink’e dayamak istediler. Hiddink, öyle 0’dan takım yaratan biri değildir. Mevcutu iyi kullanır. Ekol antrenörü getirsen, takıma neşterdi, gençlerdi, oydu buydu. 2016’ya kadar yazları evdeydik. O da revizyona sabredilirse. Açıkçası Hiddink ismini duyduğum an ben de 2012 garanti demiştim. Hatta 8 milyon Euro bile astronomik olmasına rağmen saçma değildi. Finallerin getirisi sonuçta çok daha fazla. Ama gel görki, o Hiddink bir türlü konsantre olamadı işine. Aklı hep orada buradaydı. Onun gibi bir dehadan, beni şaşırtan bir tek hamle gelmedi. Son Belçika maçında bile elinden geleni yaptı Brükselliler için. Neyse ki şans yanımızdaydı. Giderse ne olur dersen, yazık olur. Verilen paralara yazık olur. Çünkü Hiddink yıllık 8 Milyon €uro’ya gelmedi, bunu böyle değerlendirmemek lazım. Hiddink €uro 2012 projesi karşılığında toplam 16 Milyon €uro’ya getirildi. Üstünde sonuna kadar ısrar etmek lazım. Eğer konsantre olursa, finallerde Türkiye’ye sürpriz işler yaptırabilecek bir isim. 

-Futbolumuzun seviyesinde kuşkusuz bu organizasyonlar kadar, saha dışı yaşanan olayların da etkisi bulunduğu bir gerçek. Örnek Bursa... Nasıl yorumlarsınız?

- Olayları tasvip etmek tabii ki mümkün değil. İddia yok, oynanan bir maç yok, rakip taraftar yok, rakip takım yok ama olay var. Dünyada bunun bir eşi daha yok. Bir maçta yenilirsin, sinirlenirsin olay çıkarırsın, bunu anlayabilirim. Ama Bursa’da Organize İşler döndü gibi geliyor bana. Ama yine de biraz abartıldı. Dünya basını manşete taşıdı, İngiliz gazeteleri “ Bu mu AB’ye girecek Türkler?” diye manşet attı. Geçen hafta Boston – Vancuover buz hokeyi maçı ardından yaşananlara bakıyorum da pek de eksiği gözükmüyor. Şehri ateşe verdiler resmen. Dünyanın en elit sporlarından birinde, üstelik dünyanın en medeni ülkesinde bu olabiliyorsa, bize yazılanlarda çifte standart ararım ben. Orada yapılınca “Birkaç holigan içmiş dağıtmış.” deyip burada bunu iç savaş gibi göstermek eyyamcılığa girer.

Cem DURUL

http://twitter.com/cemdurul

 

Yorum Yap
Takımlar
Video Galeri