Rakipbul Ankara Halı Saha Ligi’nin ateşi bir yana, Ankara’da yüreğimizi acıtan bir mesele daha var. Ankaragücü’nün durumu.. Ankaralı olmasam bile Ankara’da yaşayan bir futbolsever olarak bende bu durumdan pek hoşnut değilim.. Ankara Halkının bu kadar vurdumduymaz olması ve yüzyıllık dev çınar için ellerinden bir şey gelmemesi gerçekten çok üzücü.. Deyim yerindeyse, Ankaragücü’nün durumunu herkes duydu bir Ankara halkı duymadı.. Yolun sonu gerçekten karanlık.. Ne umut veren var ne bir umut ışığı.. Belediye başkanı, “Bu Takım Amatör Kümeye Kadar Düşer” diye tweet yazıyor. Sanki kendisinin hiç suçu yok.. Takımın hali ortada.. Para yok, pul yok, hiç bir şey yok.. 6.660.000 nüfuslu Ankara’da yapayalnız bir Ankaragücü var.. Tam anlamıyla sefillere oynuyor Başkent’in 102 yıllık efsanesi… 1980’li yıllarda cesur bir başkan, ve aslan gibi futbolcuların yüreklerini ortaya koyarak 1. Lige çıkan Ankaragücü, tam 30 yıl sonra bağıra bağıra elden gidiyor.. Bunun sorumlusu kim ? Onlara sorarsak kimse suçlu değil..
Cemal Aydın Başı Çekiyor..
Bugüne kadar olan durumların tek sorumlusu, kendisine bir şekilde onursallık tacını giydiren Cemal Aydın.. 102 yıllık dev çınarı kendi çiftliği gibi yönetmek isteyen, bir şekilde başkan olmayı başaran ama asla iktidar olmayı başramayan ve klübün batağa sürüklenmesinde öncü olan, işler karışınca kendi elleriyle klübü Gökçek İmparatorluğuna teslim eden Zat-ı Muhterem Cemal Aydın’dır..
Ne Sözler Verilmişti..
Ankara Büyükşehir Belediye başkanı Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek’i takımın başına geçirirken ne sözler verilmişti oysa.. “Ayda 5 milyon geliri olan bir Ankaragücü olacak, Ankaragücü’nün kendi stadyumu olacak, üst düzey bir teknik direktörle anlaşılacak, çok iyi bir takım kurularak Süper Lig’de şampiyon olunacak..” unuttuklarımda olabilir, bunlar verilen sözlerden bazıları.. 5 milyon tl aylık gelir hedeflenirken klüp iyice geriye gitti ve 22 trilyona yakın eksi ile aldıkları takımı 63 trilyon borçla devrettiler. Çok iyi teknik direktör diye zamanında takımın başına Ümit Özat’ı getirdiler. Şampiyon olacak bir takım kurulmasa bile kalbur üstü bir takım kurmayı başarabildiler.. Yani herşey yalan oldu.. Traftar sayısını iki katına çıkartıp, çekip gittikleri andan itibaren ise tepkilerin iki katına maruz kaldılar. Kısacası Ankaragücü’nün Cemal Aydın’dan sonraki iki numaralı sorumlusudur Melih Gökçek..
Onur Mücadelesi Devam Ediyor
Klüpte yaşanan sıkıntılar bir yana, sahada 11 tane ve yaşlarının çoğu çok genç olan futbolcuların onur mücadelesi sonuna kadar devam edecek gibi görünüyor. Yemek parası bile bulamayan, maçlarda giymek için yedek forması bulunmayan bu takımda, gençlerin mücadelesi bizleri hem üzüyor bir o kadar da gururlandırıyor. Maçlarda toplanan paralarla futbolcuların paraları az çok ödenmeye çalışıyor.. Tesis çalışanlarına da 10 aydır tek kuruş ödenmiyormuş.. Tesislerde güvenlik bile yok. Duyduğum kadarıyla güvenliği 12 saat değişimli bulaşıkçılar sağlıyormuş.. Ankaragücü’nde sular bir türlü durulmuyor.. Nasıl durulsun ki ? Klübün ne suyu var ne doğalgazı.. Bunlarla birlikte mücadele veren birisi daha var, tartışmasız o kişi Hakan Kutlu.. Ankaragücü’nün evladı, klübün alt yapıdan A takıma kadar her evresini görmüş tek futbolcu, Gerçek Ankaragüçlü.. Onca olumsuzluğa rağmen dimdik ayakta olduklarını her açıklamasında dile getiren, elini taşın altına koyan ender insan, Hakan Kutlu’yu unutmamak lazım. Bu klüp için yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri ortada..
Bunlar yaşanmaya devam ederken Ankaragücü’nde umutlar gün geçtikçe tükenmeye devam ediyor. Sahada onur mücadelesi devam ederken, birileri takımın bu durumuna seviniyor. Ama olan Ankara’ya, Ankaragücü’ne ve gerçek Ankaragüçlüler’e oluyor..
Mert Yazıcı..